ADI GELECEKTE YAŞAYACAK…

Bir kitaba, bir romana, bir hikâyeye, bir esere isim vermek veya burada olduğu gibi bir yazıya başlık atmak yazar için, yazan için oldukça zordur. Konulan her ad, verilen her isim veya atılan her başlık o kitabı, o romanı, o hikâyeyi, o eseri, o yazıyı yıllar sonra kolayca hatırlatacak çok önemli bir işaret olur. Mesela, iyi ve akıcı bir dille kaleme alınan bir kitap yıllar sonra yazarı unutturup, adının önüne geçer ve zihinlerde kalıcı bir “OLAYA” dönüşür. Aslında hafızası zayıf olduğunu söyleyenlerin ortak şikâyetidir insanların isimlerini hatırlayamamak. Bazen okuyucu da isimleri birbirine çok yakın, çok benzer olan yazarı/yazanı hatırlayamasa da, unutsa da yazılanı, kitabın adını unutmaz.

Yazıya, neden böyle bir giriş yaparak başladım? Cevabını yazının içinde bulacaksınız…

**

Bulvarlar, Caddeler, Sokaklar, Meydanlar, Camiler, Köprüler, Parklar, Okullar, Kütüphaneler, Üniversiteler, Kültür Merkezleri vb. bir şehrin en kalabalık, en canlı, en hareketli, en faal, en önemli ve en güzel yerleridir.  Önemli fonksiyona sahip olan bu açık ve kapalı mekânlar şehirlerin birer markasıdır.  Bu yerler üzerinde bulunduğu şehrin tabii, tarihi, kültürel, sosyal, ekonomik, milli ve manevi anlamını yansıtırlarken, geçmişle gelecek arasında da birer köprü olurlar.

**

Her şehrin yetiştirdiği önemli hizmetlerde bulunmuş değerleri insanları vardır. Ve şehirler, yetiştirdiği bu müstesna isimleri kaybetmenin üzüntüsünü yaşarlar…

**

Hayatları boyunca doğduğu ve/veya doyduğu şehre Eğitim, Kültür, Ekonomik, Sağlık, Sanat ve Siyasi kalkınmasında, Milli ve Manevi hayatın yayılmasında hizmet ve öncülük etmiş insanların isimleri bu kalabalık, bu büyük, bu mütevazı yerlere verilerek ölümsüzleştirilir. Bu isimler aynı zamanda o yerleşim merkezinin, o lokasyonun da kimliği olur…

**

Bugün hayatta olsun veya olmasın;

Doğduğu veya doyduğu şehrin kalkınması için çaba harcamış iş insanlarının…

Kendini eğitime, bilime ve topluma faydalı fertler yetiştirmeye adamış bilim insanlarının…

Kendilerini Allah (C.C.) yoluna adamış Evliyaların, Âlim ve Ermişlerin…

Ömrünü Milletine ve Devletine hizmet etmeye adamış Siyaset ve Devlet adamlarının…

Şarkıcısından sanatçısına, bürokratından memuruna, şehidinden gazisine, askerinden polisine, şairinden ozanına, evliyalara varıncaya kadar birçok farklı alanda başarılar kazanmış, iz bırakmış, hayatlarıyla örnek, yaşantılarıyla rol model olmuş insanların unutulmaması bakımından…

İsimlerinin tarihi ve kültürel değeri yüksek sembol yerlere verilerek kayıt altına alınması…

O topraklarda yetişmiş değerlerin isimlerini yaşatmanın en anlamlı yöntemlerinden biridir…

**

Telefonum çaldığında gece yarısı uygulanacak olan sokağa çıkma yasağına ilişkin günün aktüel, son dakika haberlerini dinliyordum. Arayan Osmaniye Milletvekilimiz Sayın Mücahit Durmuşoğlu idi. Abimin adının Kadirli’de bulunan Kültür Merkezine verilmesi ile ilgili yapılan girişimlerin neticelendiğini, yazının imzalanarak bakanlıktan çıktığını, whatsapp uygulama üzerinden yazıyı bana attığını, yaşadığımız Koronavirüs Pandemi tehdidi nedeniyle uygulanan şehirlerarası seyahat tedbirlerin yumuşatılmasının akabinde yapılacak güzel bir törenle Turan Hocanın isim tabelasını asmak üzere Kadirli’ye hareket edeceğimizi söylediğinde çok duygulandım. Bu çok güzel, sevindirici bir haberdi.

**

Turan hoca, çok okuyan, çok yazan, insana değer veren, karşısındakini dinleyen, hele hele memleketine apayrı önem veren bir kültür insanıydı. Kadirli’nin değerli bir evladıydı.

**

Gönül isterdi ki sağlıklı yaşasın,

Gönül isterdi ki ülkemize, devletimize daha çok hizmet etsin.

Gönül isterdi ki vatanını, milletini seven öğrenciler yetiştirmeye devam etsin…

Gönül isterdi ki sağlığında konferanslarına devam edebilsin…

Gönül isterdi ki hemşehrileri ile doya doya sohbet etmeye, onları kucaklamaya devam etsin…

Ama olmadı. Emir Allah’tan geldi. Ömrü yetmedi.

**

Turan Güven Hoca, doğup büyüdüğü toprakları, yetim kalışını, verdiği hayat mücadelesini anlattığı, 2006 yılında yayınlanan otobiyografi kitabına “İnsan Gelecekte Yaşar” adını vermişti.

Bugün de öyle oldu.

23 Kasım 2019’da kaybettiğimiz değerli bilim insanı Merhum Prof. Dr. Turan Güven Hoca…

Doğup büyüdüğü şehirde, Milli Kültürün unsurları ile birlikte Mahalli Kültürün de yaşatılacağı,  toplantıların,  sergilerin, kursların, gösterilerin,  yarışmaların düzenleneceği,  tiyatro oyunlarının oynanacağı, bünyesinde bulunan çok amaçlı toplantı salonları ile çok önemli faaliyetlere ev sahipliği yapacağı, hafıza zayıflığından şikâyet eden insanların bile kolaylıkla hatırlayacağı, tıpkı kitabına verdiği isim gibi “Prof. Dr. Turan Güven Kültür ve Sanat Merkezi”nde yani “GELECEKTE YAŞAYACAK”…

**

Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun…

**

AÇIK TEŞEKKÜR…

Bilim insanı Merhum Prof. Dr. Turan Güven isminin “Kadirli Kültür ve Sanat Merkezine” verilerek yaşatılması hususunda destek veren…

Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY’a,

TBMM’de yaptığımız ziyarette büyük bir dikkatle bizi dinleyen, konuyu açtığımızda tereddüt etmeden Osmaniye Valiliği başta olmak üzere Osmaniye Kültür Müdürlüğü yetkililerini telefonla arayarak siyasi ve idari girişimleri başlatan, takip eden, bugün neticelendirilmesini sağlayarak bizleri onurlandıran Osmaniye Milletvekili Sayın Mücahit DURMUŞOĞLU’na,

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Sayın Nadir ALPASLAN’a,

Osmaniye Valisi Sayın Ömer Faruk COŞKUN’a,

Kadirli Belediye Başkanı Sayın Dr. Ömer TARHAN’a,

Osmaniye İl Kültür ve Turizm Müdürü Sayın Burhan TORUN’a,

Kadirli Eğitim ve Kültür Vakfı (KAVAK) Başkanı Sayın Ahmet DEMİREL’ ile Vakıf sekreteri Sayın Mustafa TUFAN ve Vakıf Yönetimine…

Çok teşekkür eder, şükranlarımı sunarım